Vergi indirimleri şirket ve yatırımcılara iyi geldi
yeri : Haber

Hükümetin üç ay önce piyasalardaki durgunluğu aşmak için otomotiv, beyaz eşya ve mobilya gibi sektörlerde KDV ve ÖTV indirimine gitmesi piyasalara belirgin bir canlılık getirdi. Bu sektörlerin krizinden derin bir şekilde etkilenmelerinin önüne geçildiği gibi, belki de geçen yılki cirolarının çok üstünde satışlar gerçekleştirmeleri sağlandı.


İndirimlerin Borsa'da da yankılanmaları olumlu yönde oldu. Borsa'da işlem gören otomotiv şirketleri tahminlerin çok ötesinde değer artışları yaşarken, mobilya sektöründe bulunan şirket hisselerinde de büyük ilgi gözlendi. Aynı şekilde beyaz eşya hisselerinde de krizin izlerinin silinmeye başladığı, şirketlerin borsadaki performanslarıyla ortaya çıktı. Düzenli okuyucular bilir, 2009 yılında 'Borsa göz kamaştıracak' iddiamızı sıkça tekrarlamış ve birçok hissenin bu yıl yüzde 100-150 değer artışları yaşayabileceğini yazmıştık. Analizlerimizde krizdeki sektörleri alım listesinin başına koymuştuk. Otomotiv, konut ve banka hisseleri beklediğimiz gibi çok güçlü artışlarla yatırımcılara büyük kazançlar sağladı. Mayıs ayı içinde ise petrol fiyatlarının artacağını ve buna bağlı olarak petrol, petrol türevleri olan sektörler ve gübre sektörünü yeni dönemin hisseleri olarak gördüğümüzü belirtmiştik. Beyaz eşya hisselerinin de yeni dönemde kazandıracak sektörlerin başına koymuştuk. O tarihten bu yana endeks değer kaybetmesine rağmen başta beyaz eşya olmak üzere bahsettiğimiz sektör hisselerinde önemli artışlar yaşandı. Hatta bazı hisselerde durum biraz abartıldı. Yüzde 150'ye yakın artışlar yaşandı. Birçoklarının 'çöküş beklediği' 2009 yılı son dönemin en hacimli, en hareketli günlerini yaşıyor. Yatırımcılar yıl başında düşük fiyatlardan aldıkları hisselerde şu ana kadar çok önemli kazançlar elde etti. Borsa'nın klasik mantığı bir kez daha çalıştı. Beklentileri önceden satın alarak iyi haber kollayan spekülatörler, iyi havanın devam edeceğini görerek pozisyonlarını buna göre ayarladı. Mart ayı sonunda başlayan yükseliş trendinin oluşturduğu risklere rağmen, doğru sektör veya hisselere yatırım yapıldığında oluşan getiriler önümüzdeki dönemde de Borsa'yı cazip kılacak gibi gözüküyor. Zira uluslararası piyasalarda durgunluktan çıkmak için çaba sarf ediliyor. Faiz oranları çok düşük ve finans sektörü başta olmak üzere şirketler destekleniyor. Üç ay önce hükümetin önlemler paketinde yer alan ÖTV ve KDV indirimlerinin şirketlere nasıl katkıda bulunduğunu mali portre olarak 6 aylık bilançolarda göreceğiz. Hükümet, alınan tedbirlerin etkisini gözeterek ve yeni ayarlamalar yaparak indirimlere devam kararı alırsa, bunun piyasalara yansıması olumlu olacaktır. Üç ay önce işi adeta bırakma noktasına gelen ve moral çöküntüsü yaşayan sektörlerin, stokları erittikten sonra üretimlere başlamaları heyecan verici. Yarından itibaren indirimlerin bazı sektörlerde daha düşük oranlarda devam edeceği beklentisi hakim. Hiç şüphesiz Borsa'da bu sektör hisselerinde indirimlerin devam edeceği kokusunu alan spekülatörler pozisyonlarını aldılar bile. İçeride Borsa'yı hareketlendirecek bu gibi gelişmelerin dışında şimdilik çok önemli gündem maddeleri yok. Dış borsalara bağlı hareketler söz konusu. Son haftalarda satışa dönen yabancı yatırımcılar ise yeniden finans hisselerinde pozisyon almaya başladı. Ancak beklenen düzeltme hareketi henüz gerçekleşmedi. Dünya borsaları iyimser beklentileri satın almayı sürdürüyor. ABD borsaları gün içinde düşük hareket etse de kapanışı yukarıda yapmaya devam ediyor. Tokyo borsası Nikkei endeksi 8 Ekim 2008'den bu yana ilk kez 10 bin puanı aşmayı başararak adeta New York borsalarına izlemesi gereken yönü gösterdi. Dow Jones endeksi ise 9 bin puanı aşmakta zorlanıyor. Ancak, 9 bin 200 puanı aştıktan sonra 10 bin puanı zorlayacak gibi görünüyor. Kısa vadede endeksler o kadar yoruldu ki bir geri çekilme hareketi sürpriz olmayacaktır. Önümüzdeki hafta Japon Merkez Bankası'nın toplantısı önemli. Ayrıca salı günü ABD mayıs ayı konut başlangıç verileri ve enflasyon sonuçları takip edilecektir.

Bizim piyasalarımızda son duruma gelecek olursak, mayıs ayı başında yüzde 11,5'e kadar gerileyen tahvil oranları geçen pazartesi günü yüzde 13'ü aşarak kısmi bir karamsarlık oluşturmuştu. Ancak, daha sonra yüzde 12,74'e kadar gerilemişti. Görülüyor ki piyasa bu seviyelerin altında ya yeni bir risk görüyor ya da önümüzdeki hafta içinde Para Politikası Kurulu toplantısından yeni bir indirim beklemiyor. Salı günü kurulun vereceği yeni karar öncesi gecelik borçlanma oranı 9,25; borç verme oranı 11,75 düzeyinde bulunuyor.

Yazın petrolün 70-80 dolar olacağını tahmin etmiştik

10 Mayıs tarihli analizimizde petrol fiyatlarının yükseliş trendini sürdürerek yaz aylarında 70-80 dolar olabileceğini vurgulamıştık. Haziranın ikinci haftasını geride bıraktığımız şu günlerde öngörümüzün gerçekleştiğini, petrolün 72 dolar seviyesine ulaşmasıyla görmüş olduk. Petrol talebinin yavaş yavaş artmaya başlaması, buna mukabil petrol üreten ülkelerin arz kısıtlamalarına devam etmesi fiyatların yükselişinde temel etken olarak gözüküyor. Ayrıca, doların uluslararası piyasalarda likidite bolluğu nedeniyle yeniden değer kaybetmesi gibi etkiler petrol başta olmak üzere emtia piyasalarında yükselişleri tetikliyor. ABD ve Avrupa ekonomilerinin halen resesyonda oldukları sırada Çin ve Hindistan gibi yeni dev ekonomilerin canlılıklarını sürdürmeleri ve ellerinde bulundurdukları yüksek likiditeyi emtia piyasalarına yönlendirmeleri fiyatları yavaş yavaş yükseltmeye başladı. Dünyaca ünlü yatırım banka analistlerinin '25 dolara kadar düşecek' dedikleri petrol fiyatları bizim yılbaşından bu yana tahmin ettiğimiz gibi 70-80 dolar aralığına yükseldi. Geçen yıllarda olduğu gibi petrol fiyatları temmuz ortasında zirve yaptıktan sonra yavaş yavaş üretim artışları gündeme gelecektir. OPEC ülkeleri, bundan sonraki toplantıda fiyat artışlarını üretim artışıyla dengeleyecektir.
SELİM IŞIKLAR

sahibi : admin | tutanlar 0 | ilk yorumu sen yap | 14 Haziran 2009 Pazar 13:11
Yorumlar

Henüz yorum yazılmamış

Yorum yazabilmek için kayıt olun ya da giriş yapın