İstihdam verisi de beklenenden iyi gelince hızını kesmeyen küresel rallide kısa vadede mola zamanı gelebilir. Uzmanlar fazla ve hızlı değerlenen piyasalarda bir düzeltme bekliyor ancak bunun kan kaybına dönüşmeyeceğini öngörüyor. Bu hafta perakende verileri umut verebilir
Mart'taki diplerinden bu yana küresel piyasalar yüzde 50'nin üzerinde değerlendi, hatta Çin borsası yüzde 852in üzerindeki yükselişleri ile ağızları açık bıraktı. Gelişen piyasalara ve emtiaya para aktı, kısacası yatırımcı saklandığı güvenli limanlardan çıkıp risk almaya başladı. Özellikle ABD'de ikinci el ev satışlarının, inşaat harcamalarının beklentilerden iyi gelmesinin ardından hem ABD borsaları hem de dünya borsalarında hızlanan ralli cuma günkü istihdam verileri ile daha da moral buldu.
Ancak bu hızlı yükselişlerle beraber bunun bir balon olup olmadığı tartışılmaya başlandı. S&P500 endeksinin yüzde 90'ı 120 günlük ortalama değerlerinin fazlasıyla üzerinde. Şimdi ise uzmanlar bu yükselişlerin aşırı olduğu konusunda hemfikir olmaya başladı ve bir çoğu da yakın zamanda bir düzeltme hareketi bekliyor. Ancak bu düzeltme hareketinin mart ayındaki diplere geri dönmek demek olmayacağını, daha ziyade bir kar realizasyonu şeklinde gerçekleşeceği savunuluyor.
Kısacası eski kan kaybı dönemlerine dönülmeyecek olsa bile bir balon riskinin piyasaları bir süre daha tetikte tutacağı görüşü hakim.
Marketwatch'a konuşan uzmanlar ise piyasalardaki bir geri çekilme hareketinin kısa ömürlü olacağını, çünkü ABD ekonomisinden moral verici verilerin gelmeye devam edeceğini iddia ediyor. Şu anda yaşanan yükselişi boğa piyasasının başlangıcı olarak nitelendirilebileceğini söyleyen ekonomistler, yükseliş trendinin beklenen düzeltme hareketi ile V şeklini alacağını, yani düşüş sonrası yeni bir çıkışın daha yolda olacağını öngörüyor.
Perakende verisi ve FED kararı izlenecek
Bu hafta ise gözler yine ABD'den gelen haberlerde olacak. Perşembe günü açıklanacak olan perakende satış rakamları ile salı ve çarşamba günler boyunca sürecek olan ABD Merkez Bankası (FED) Para Kurulu (FOMC) toplantısından çıkacak karar ve sonrasındaki açıklamaların tonu da kilit önem arz ediyor.Beklentiler ABD'de oldukça fazla talep bulan ve getirilen hurda araç başına 4 bin 500 dolar devlet desteğinin verildiği hurda teşviği programı sayesinde perakende satışlarının da arttığı yönünde. Otomotiv sektöründeki satışlar bu teşvik sayesinde temmuz ayında yüzde 20'ye yakın artış gösterdi.
Son verilere göre temmuz ayında yapılan otomobil satışı 11.2 milyon aracı buldu. Bu eylül ayından bu yanaki en yüksek rakam. Bu sektör dışındaki perakende satışlarında ise fazla bir canlanma görülmedi. Beklentiler ise temmuz ayında perakende satışlarının yüzde 0,7 artacağı yönünde. Bir önceki ayki artış ise yüzde 0,6 olmuştu. ABD'de hane halkının 13,9 trilyon dolarlık servet kaybı yaşadığı krizle beraber perakende satışları da geçen sene çakılmıştı.
Hükümet ve merkez bankasının krizden çıkış için yüklendiği gevşek para politikalarının amacı da bu harcamaları, dolayısıyla da talebi artırmaya yönelik. Öte yandan bu hafta içinde ABD'den gelecek önemli veriler arasında aylık çekirdek enflasyon, sanayi üretimi ve kapasite kullanımı da bulunuyor. FED'in ise faizini değiştirmemesi ve İngiltere'nin geçen hafta varlık alımlarını 50 milyar sterlin artırarak yaptığı gibi gevşek para politikasına devam ettiği gibi bir sinyal vereceği düşünülmüyor.
Düşüş olsa da kan kaybına dönüşmez
Mart ayından bu yana açıklanan ikinci çeyrek şirket bilançolarının beklentilerden iyi gelmesiyle başlayan rallinin bir balon, yani değerinin üzerinde fiyatlanma yarattığı da en fazla tartışılan konu. Hisse senetleri piyasasının değerinin çok üzerinde seyrettiği, bu noktaya aşırı hızlı gelindiği hatta şirket bilançolarındaki iyi sonuçların fazla abartıldığını düşünen Marketwatch'un konuştuğu Raymond James analistlerinden Saut, düzeltme hareketinin uzun vadeli bir kan kaybına dönüşmesini engelleyecek 3 sebep olduğunu da düşünüyor.
Bunlardan ilki S&P500 endeksinde izlenen şirketlerin yüzde 90'ının 50 ya da 200 günlük ortalama fiyatlarının da üzerinde seyrediyor olmaları. Örneğin ülkenin en büyük sanayi devlerinden biri olan General Electric'in hisseleri bu yıl yüzde 9 düşmüştü ve Dow Jones'un en kötü performans gösteren 9'uncu şirketi olmuştu. Ancak temmuz başından beri şirketin hisseleri yüzde 25 yükseldi. Bunun dışında ikinci bir sebep olarak ise S&P 500 ve Dow Jones gibi gösterge endekslerde psikolojik önem arz eden direnç seviyelerinin kırılmış olması gösteriliyor.
Uzmanlara göre bu dirençler kırıldıktan sonra düşüş olsa bile yukarı çıkmak daha kolay olacak. Son olarak ise sadece Dow Jones ve S&P'nin değil, Nasdaq endeksinin de aynı performansı göstermesi güven verici. S&P500 endeksi 6 Mart tarihinde 667 puan ile dibi görmüştü. Küresel iyileşmede gösterge olarak alınan iki endeksten biri olan S&P 500 geçen hafta ise 1000 puanın üzerine çıkarak psikolojik sınırı kırmıştı.
Böylece mart dibinden bu yana S&P 500 endeksi yüzde 52 yükselmiş oldu. Aynı şekilde bir kaç hafta önce de Dow Jones endeksinin 9 bin puan seviyesini geçmesi yatırımcılara moral vermişti. ABD Çalışma Bakanlığı'nın temmuz ayında işsiz sayısının 247 bile 1275 binlik en iyimser beklentilerden bile daha az azaldığını açıklaması da piyasaların haftayı moralli kapatmasını sağlamıştı.