Paramı nereye yatırayım?
yeri : Haber
etiketleri : para, yatırım

İşler biraz düzelmeye, sistem biraz toparlanmaya başladı.Dışarıdan gelen haberler iyiye gidiyor


Mahfi EĞİLMEZ / RADİKAL

Daha doğrusu bir ay öncesine kadar gelen her bir iyi habere karşı iki kötü haber gelirken şimdi tersine döndü. Yani artık her bir kötü habere karşı iki iyi haber gelir oldu. Hatta eskiden iyi haberler arasına konulmakta tereddüt edilen haberler şimdi iyiler arasına katılır oldu. Örneğin ABD’de işsizlik oranı yükseliyor ama beklenenden az yükseldiği için bu iyi haber olarak yorumlanıyor.

Bu düzelme havası biraz da insanların krizden sıkılma dereceleriyle doğru orantılı. Bir yıldan bu yana harcamalarını kısan, arabalarını yenilemeyen, alacakları eşyaların alımını erteleyen, tüketim taleplerini kısıp geleceğe yönelik para biriktiren insanlar sıkıldılar. O nedenle artık yavaş yavaş çarşıya pazara çıkıp harcama yapmaya başlıyorlar. Harcama yapmak, tüketim toplumunun bir parçası olan günümüz insanını mutlu ediyor. İnsanların çoğu para kazanırken değil harcarken mutlu oluyorlar.

Onun için bir yıldır biriken mutsuzluklar şimdi yeniden harcamaya yönelince mutluluğa dönüyor. Öyle olunca da beklentiler değişmeye başlıyor ve eskiden olumsuz diye yazılanlar şimdi olumlu diye kabul ediliyor.

Durumun değişmeye yöneldiğinin bir başka kanıtı insanların “Paramı nereye yatırayım?” sorusunu yeniden sormaya başlamaları. Bir süredir unutulmuş olan bu soru bugünlerde yeniden ortaya çıktı. Aslında bu soru tam da son gelişmelerin bir balona yol açıp açmadığı tartışmalarının ortasındayken sorulmaya başladı.

Borsa tarihi rekorlara yelken açmış gidiyor. Acaba borsaya girmenin zamanı mıdır? Bence değil. Borsaya girmenin zamanı dündü, bugün değil. Bugün artık borsada düzeltme olmasının zamanı gibi duruyor. Bence ilk düzeltme borsada ortaya çıkacak. Dolayısıyla borsaya girmek çok akıllıca görünmüyor.

Hele hele 1.6’dan aldığınız dolarları bozdurup da borsaya girmenizi hiç önermiyorum. Çünkü dolar tarihi dip noktada, borsa ise tarihi zirvelerde dolaşıyor. Şimdi dolar bozdurmanın hiç zamanı değil. Tam tersine eğer paranız varsa yavaş yavaş dolar almaya başlamak gerekebilir. Çünkü ABD ekonomisi toparlanıyor ama dolar öteki paralara karşı değer kaybediyor. Bunda bir terslik var ve bu terslik bir süre sonra düzelir.

Hazine kâğıtlarından çıkmak gerekir mi? Bence gerekir. Çünkü bundan sonra Hazine kâğıtlarından sadece bankalar kazanır. Faizler düşüyor ve bu düşüş Hazine kâğıtlarının getirisini kişiler için düşük, eskiden kâğıt almış olan bankalar için ise yüksek kılıyor.

Mevduat derseniz orada da faizler düşüyor. Hem TL mevduatta hem de yabancı para mevduatta faizler yerlerde sürünüyor. Üstelik TL’nin değerlenmiş olması ileride ortaya çıkabilecek olası değer kaybında bugünkü faizin pek bir işe yaramayacağını gösteriyor.
Metallerde müthiş bir fiyat şişmesi var.

Örneğin bakırın fiyatı yılbaşından bu yana yüzde 120 artış gösterdi. Benzer artışlar kurşun, alüminyum, çinko ve kalayda da söz konusu. Bu metallerde böyle şişmeler ortaya çıktığında sistem çatırdamaya başlıyor. Yani son birkaç ayda bu metaller üzerine geleceğe dönük işlem sözleşmesi yapanlar tam anlamıyla zengin oldular.

Ama ne yazık ki burada da zirvelere gelinmiş görünüyor. Yani bu düzeyden bu işlere girmek pek akıllıca değil. Bir başka ifadeyle bu alanda risk, getiriden çok daha yüksek bir noktayı gösteriyor.

Bence en ilginç yatırım alanı altın

Altın, ötekiler gibi fırlayıp gitmedi. Yani 2007’den 2008 ortalarına kadar çizdiği hızlı çıkışı bir daha tekrarlamadı. Ama unutmamak gerekir ki bizde altın hem kendi fiyatına hem de USD ile TL paritesine göre değerleniyor. Yani altın, dolarla birlikte değerlenirse getiri ikiye katlanabilir.

Kriz ortamından henüz çıkılmadığı için eski sepet önerimi değiştirmiyorum ama sepet içinde altın ve dolara biraz ağırlık verilebileceğini düşünüyorum.

sahibi : admin | tutanlar 0 | ilk yorumu sen yap | 13 Ağustos 2009 Perşembe 17:04
Yorumlar

Henüz yorum yazılmamış

Yorum yazabilmek için kayıt olun ya da giriş yapın